Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - İran İslam Cumhuriyeti 8 mayıs 2019'da Amerika’nın nükleer anlaşmadan çekilmesinin birinci yıldönümünde Avrupalı tarafların nükleer anlaşma uyarınca kendi yükümlülüklerini yerine getirmemeleri ve nükleer anlaşma çerçevesinde İran'ın ekonomik çıkarlarını temin edememeleri üzerine aynı anlaşmanın 26. ve 36. maddeleri uyarınca bazı nükleer yükümlülüklerini askıya almaya başladı.
Bu çerçevede İran İslam Cumhuriyeti nükleer anlaşma taraflarına kendi yükümlülüklerini yerine getirmeleri için şimdiye kadar 4 kez, 60'er günlük süre vermiş, ancak her defasında karşı taraflar yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. Bu bağlamda İran İslam Cumhuriyeti uranyum zenginleştirme oranını ve stok miktarını arttırmasının yanısıra, nükleer alanda araştırma ve geliştirme faaliyetleriyle ilgili kısıtlamaları ortadan kaldırdıktan sonra, kasım ayında Fordu Tesisleri'ne monte edilen santrifüjlere gaz enjekte etmeye ve yüzde 4.5 oranında zenginleştirme faaliyetine başladı.
Rusya açısından nükleer anlaşmanın bugünkü durumu, Amerika’nın anlaşmadan çıkmasıyla yıkıcı girişimlerinin doğrudan bir sonucudur.
İran ve Rusya, nükleer anlaşmanın yanısıra, bölgesel gelişmeler hakkında düzenli şekilde istişare halindeler. Bu doğrultuda, İran'ın Rusya ve Çin ile Umman Deniz ve Hint Okyanusu'nun kuzeyindeki ortak tatbikatı, iki ülkenin bölgede terörle mücadelede işbirliği ve Suriye diyalog sürecinin takibi, Tahran ile Moskova'nın ciddiyetle ilgilendikleri diğer konular arasında yer alıyor.
İki ülke yetkilileri ayrıca, krizlerin siyasi çözümü ve bölgede yeniden güvenlik ve istikrarın sağlanması gerektiğine vurgu yapmaktalar. Bu bağlamda önümüzdeki hafta, "Hürmüz Barış Planı" gündemiyle Tahran Diyalog Forumu, muhtelif ülkelerden siyasiler ve düşünürlerin katılımıyla düzenlenecek.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü Liderler Zirvesi'nde yaptığı konuşmada bu örgütün dostlarının sayısının arttırılması gerektiğine dair sözlerine işaret eden Rus uzmanlardan Serkis Satoriyan, şöyle diyor: "Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü ve dost ülkeler arasında işbirliğinin geliştirilmesine ilişkin olarak, İran'ın rolü gündemdedir. İran, Rusya ve Çin'in Umman Denizi'ndeki üçlü tatbikatlarının düzenlenmesine bakıldığında, bu konunun önemi anlaşılıyor."
İran ile Rusya'nin günümüzdeki işbirliği yelpazesi, santral yapımı, enerji, turizm, nakliyat ve deniz taşımacılığı gibi muhtelif ve geniş konuları içeriyor. İran'ın Avrasya Birliği'ne üye olmasıyla, İran ve Rusya arasında ticaret birliğinin kurulması ile ilgili öneriler gündeme getirilmeye başlamıştır.
Siyaset uzmanlarından Alirıza Nuri'ye göre, bu işbirliği, İran ile Rusya'nın Batı Asya'nın güvenlik ortamında daha etkin ve aktif işbirliği ve varlığına yol açabilir ki bu da bölgede istikrarın korunması adına özel önem arz ediyor.
İran ile Rusya ilişkilerinin bu düzeydeki önemine, güvenlik bileşenlerinin yansıra ekonomik işbirliğinin geliştirilmesi ve Amerika’nın tek taraflı girişimlerine karşı konulması noktasında vurgu yapılabilir.
Amerika’nın siyaset, güvenlik ve ekonomi alanlarındaki aşırı istekleri karşısında durmak, Amerika’nın diğer uluslararası meselelere ilişkin tavrının değiştirilmesine baskı için zemin sağlayabilecek, anlamlı bir harekettir.
Amerika, İran ile bölge ülkeleri arasında ilişkiler ve münasebetlerin güçlenmesine engel olmaya çalıştığı bir sırada, Tahran ile Moskova'nın sürekli diplomatik istişareleri ve paralel şekilde hareket etmeleri, stratejik öneme sahiptir. İki önemli ve etkin güç olan İran ile Rusya, bölgede oluşan ortamda ekonomik ve siyasi unsurlara dayanarak, ikili ve çok taraflı münasebetlerin stratejik düzeye yükseltilebileceğini ortaya koymuşlar. Dışişleri Bakanı Zarif'in Moskova ziyaretini de bu bağlamda değerlendirmek gerekiyor.
...........
340